4.BÖLÜM: KAYNAK KİŞİLERE YÖNELİK ÇALIŞMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4.BÖLÜM: KAYNAK KİŞİLERE YÖNELİK ÇALIŞMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26.MEDYA PROFESYONELLERİNİN KİŞİSEL DENEYİMLERİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLER

Görüşmelerin sonunda görüşülen kişilerin genel görüşleri ya da izlenimleri dışında, bizzat kendilerinin yaşadığı konularda doğrudan sorular yöneltilmiştir. Bu bağlamda medya profesyonellerine kendi yazdıkları yazılar ya da yaptıkları programlara ilişkin konu ve konuk seçimleri, görsel malzeme seçimleri, yayın dili, editöryal süreç ve denetim gibi kimi konularda özel sorular yöneltilmiştir.

25.SAĞLIK PROFESYONELLERİNİN KİŞİSEL DENEYİMLERİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLER

Görüşmelerin sonunda görüşülen kişilerin genel görüşleri ya da izlenimleri dışında, bizzat kendilerinin yaşadığı konularda doğrudan sorular yöneltilmiştir. Bu sorular özellikle sona bırakılmıştır; çünkü daha önce sorulan genel izlenimlerine ilişkin görüşlerinin bu bölümde sorulacak kişisel deneyimlere ilişkin görüşlerin önüne geçmesi ya da onları gölgelemesi istenmemiştir.

24.2.Sağlık Muhabirin / Yayıncısının Sahip Olması Gereken Niteliklere İlişkin Öneriler

Sağlık muhabirinin ya da yayıncısının hangi niteliklere sahip olması gerektiği sorusu yalnızca medya profesyonellerine sorulmuştur. Öne çıkan öneriler “Kendisini konuyla ilgili geliştirmesi (f=16, %31,4)”, “Derdini anlatacak kadar bilgili olması (f=14, %27,5)” şeklindedir.

24.1.Sağlık Yayınlarını Kimin Yapması Gerektiğine ve Bu Kişilerin Nasıl Bir Eğitim Alması Gerektiğine İlişkin Görüşler

Sağlık yayınlarını kimin yapmasını uygun gördükleri ve bu kişilerin nasıl bir eğitim almaları gerektiğini düşündüklerine ilişkin sorular birlikte sorulmuştur. Sağlık profesyonellerinin yaklaşık yarısı (f=33; %44,6) sağlık yayınlarını medya çalışanları ve habercilerin yapmasının uygun olacağını, ancak bu kişilere “Temel sağlık bilgisi konusunda bir eğitim verilmesi” gerektiğini ifade etmişlerdir. 13 kişi “Uzman sağlık muhabiri ya da sağlık editörlerinin olması” gerektiğini belirtmiştir.

24.İDEAL SAĞLIK YAYINCILIĞINA İLİŞKİN GÖRÜŞLER

İdeal sağlık yayıncılığının nasıl olması gerektiği konusunda, görüşülen sağlık profesyonellerinin yarıdan fazlası “Halkı bilgilendirici ve yol gösterici olmalı (f=40, %54,8)” ve “yayın dili halkın anlayacağı şekilde olmalı (f=39, %53,4)” şeklinde görüş belirtmişlerdir. Ardından uzman kişilerin konuk alınması (f=28, %38,4), bilimsel kanıt ve görüşlere yer verilmesi (f=24, %32,9) gibi görüşler ön plana çıkmaktadır. Daha sonra sırasıyla etik ilkelere ve gazetecilik ilkelerine uygun olması, kaygısı olmayan, çıkar ilişkilerine dayanmayan yayınların yapılması ve yine ilk kategoriyle de ilişkili şekilde koruyucu hekimliğe ilişkin bilgi ve ağırlık verilmesi gerektiği görüşleri dile getirilmiştir. 3 kişiye sorulmayan bu soruya, 3 kişi yanıt vermemiş ya da yorum getirmemiştir.

23.VATANDAŞLARIN SAĞLIK YAYINLARINI NASIL TAKİP ETMESİ GEREKTİĞİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLER

Sağlık profesyonellerinin medyadaki sağlık konulu yayınların takibi sırasında vatandaşların ne yapması gerektiğine ilişkin görüşleri arasında “Dikkatli ve seçici olunmalı (f=34, %57,6)” görüşü ön plana çıkmaktadır. Bununla birlikte “Hekimlere, eczacılara danışılsın (f=11; %18,6)” ve “Medya içerikleri okunsun, izlensin (f=10; %16,9)” denilen görüşler de dikkati çekmektedir. 15 kişiye sorulmayan bu soruya, 5 kişi yanıt vermemiş ya da yorum getirmemiştir. Doktor ve diş hekimlerinin yanıtları da benzer niteliktedir.

22.HEDEF KİTLEYE İLİŞKİN GÖRÜŞLER

Medyadaki sağlık konulu yayınların hedef kitlesinin kim olduğuna ilişkin sağlık profesyonellerine yöneltilen soruya cevap verenlerin yaklaşık yarısı “Herkes” yanıtını vermiştir (f=21, %47,7). “Rahatsızlığı olanlar” yanıtı ise ikinci sırada gelmektedir (f=12, %27,3). 29 kişiye sorulmayan bu soruya, 6 kişi yanıt vermemiş ya da yorumda bulunmamıştır. Görüşülen 50 doktor ve diş hekimi için bakıldığında da durum benzer şekildedir.

21.KİMİN NE YAPMASI GEREKTİĞİ KONUSUNDAKİ GÖRÜŞLER

Sorunlu ya da yanlış olduğu düşünülen konularda kimin ne yapması gerektiğine ilişkin öneriler ise dağınık bir yelpazede şekillenmektedir. Sağlık profesyonelleri arasında 2 kişiye sorulmayan bu soruya, 5 kişi cevap vermemiş ya da yorumda bulunmamıştır. 72 kişi ise 208 farklı görüşü dile getirmiştir. Cevap verenlerin üçte birden fazlası; sağlık editörü ya da danışmanının ve bir özdenetim mekanizmasının var olması gerektiği şeklinde görüş bildirmiştir (f=28; %38,9). Üçte biri ortak bir denetim komisyonundan söz etmiştir (f=24; %33,3). Bu komisyonda kimlerin olması gerektiği konusunda ise farklı görüşler mevcuttur. Denetleyici, destekleyici ya da düzenleyici olarak tanımlanan kurumlar arasında Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Sağlık Bakanlığı ile Tabipler Birliğinin isimleri öne çıkmaktadır. Bunlar dışında meslek örgütlerinin iç denetim mekanizması oluşturması, yasa ve yönetmelik çıkarılması gibi öneriler de gelmiştir. Ayrıca soruya cevap verenlerin dörtte birinin ise daha dikkatli bir dil kullanılması yolunda önerileri olmuştur (f=18; %25).

20.BİLGİLERİN DENETİMİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLER

Sağlık konulu yayınlarda verilen bilgilerin denetlenip denetlenmediğine ilişkin soru yalnızca medya profesyonellerine yöneltilmiştir. Bu soruya verilen yanıtlarda medya profesyonellerinin çoğunlukla “Denetim yok (f=17; %37,8)” dedikleri belirlenmiştir. “Denetim var” diyenlerin sayısı daha azdır (f=10; %22,2). Ancak bu denetimin medya kurumu dışındaki kurumlar tarafından yapıldığını ya da “Az” olduğunu söyleyenler de dikkat çekmektedir.

19. SALGIN HASTALIKLAR KONULU YAYINLARA İLİŞKİN GÖRÜŞLER

Son yıllarda dikkati çeken Deli Dana, Kuş Gribi, Domuz Gribi, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi gibi salgın hastalıklara ilişkin medya içeriklerini değerlendiren sağlık profesyonellerinin üçte birden fazlası, bu konulardaki medya içeriğinin “Doğru ve yeterli bilgi içermediği” görüşündedirler (f=27, %38,6). Yine üçte birden fazlası medya içerikleriyle “Panik, endişe, kaygı ve korku yaratıldığına” dikkati çekmektedir (f=24, %34,3). Genel olarak “olumsuz ve sorunlu” bulanlar (f=18; %25,7) ile “Abartıldı, çok büyütüldü (f=17; %24,3)” diyenler dikkate alındığında, daha çok olumsuz ya da eleştirel görüşlerin ön plana çıktığı söylenebilmektedir. 8 kişiye sorulmayan bu soruya, 1 kişi cevap vermemiş ya da yorumda bulunmamıştır. Görüşülen 50 doktor ve diş hekimi arasından elde edilen görüşler de benzer şekildedir.

18.ETİK AÇIDAN DEĞERLENDİRMELER

Görüşülen kişilerin yarıya yakını medyadaki sağlık konulu yayınların etik açıdan “Olumsuz ve sorunlu” olduğunu ifade etmektedir (f=32, %47,1). Etik açıdan sorun görmeyenlerin sayısı yalnızca 5’dir. 12 kişi de hasta hakları konusunda duydukları kaygıyı dile getirmiştir. 5 kişi bu konuda bir yorumda bulunmazken, soru, 6 kişiye sorulmamıştır. Görüşülen doktor ve diş hekimleri özelinde de alınan yanıtlar paralel niteliktedir.

17.SAĞLIK HABERCİLERİ/ YAYINCILARININ EĞİTİM DURUMUNA İLİŞKİN GÖRÜŞLER

Sağlık profesyonellerine sağlık habercileri ya da yayıncılarının alanlarıyla ilgili bir eğitim alıp almadıklarına ilişkin kanaatleri de sorulmuştur. Bu konuda izlenimler çoğunlukla “Birçoğunun bu konuda hiçbir bilgisi yok” seçeneğine karşılık gelmektedir (f=33, %75). 26 kişiye sorulmayan bu soruya 9 kişi de “Cevap yok, yorum yok” karşılığını vermiştir. Görüşülen 50 doktor ve diş hekimi arasındaki görüşler de paralel şekildedir.

16. GÜVENİLİRLİK DÜZEYİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLER

Sağlık konulu yayınların güvenilirlik düzeyine ilişkin sağlık profesyonellerinden alınan görüşler büyük oranda “Kısmen güvenilir, kısmen güvenilmez” yanıtını ön plana çıkarmaktadır (f=28, %44,4). Bu görüşün arkasında “Uzmanların, sağlık editörlerinin yaptıkları güvenilir”, “Ticari kaygıyla çıkartılan dergiler hatalı ve güncel olmayan bilgilerle dolu”, “Tıbbi yayınlar güvenilir”, “Yabancı kaynaklardan alınan çeviriden ötürü güvenilir değil” gibi düşünceler öne çıkmaktadır. 

15.GÖRSEL MALZEMELERE İLİŞKİN GÖRÜŞLER

Sağlık konulu yayınlarda kullanılan görsel malzemelere ilişkin sağlık profesyonellerinden alınan görüşler çoğunlukla “Kötü, sakıncalı, olumsuz, alakasız” şeklindedir (f=24, %42,9). “İyi, olumlu” diyenler ise beşte birden azdır (f=11; %19,6). 56 kişiye sorulan bu soruya 7 kişi de “Cevap yok” karşılığını vermiştir. Görüşülen doktor ve diş hekimlerinden yanıtlar da benzer şekildedir.

14.DİL VE ÜSLUBA İLİŞKİN GÖRÜŞLER

Sağlık profesyonellerinden alınan, sağlık konulu yayınların dilini ve üslubuna ilişkin değerlendirmeler, birbirine yakın oranlarda “Kısmen uygun, kısmen değil”, “Popüler, tehlikeli, tedirgin edici, duygu sömürüsü” ve “Anlaşılmaz, teknik, tıp dili” şeklinde sıralanmaktadır. Görüşlerde ağırlıklı olarak “Beğenmiyorum” denilmektedir. Bu sorunun sorulduğu 70 kişi arasından, “Halk dili-Anlaşılır” bir dil kullanıldığı görüşünü dile getiren kişi sayısı 13’dür (%18,6).

13.HABER KONUSU VE KAYNAK/ KONUK SEÇİMİ VE TİCARİ KAYGIYA İLİŞKİN GÖRÜŞLER

Haber konularının seçilmesi ve haber kaynaklarının belirlenmesi, program konuklarının davet edilmesinde ticari bir kaygı olup olmadığına ilişkin soruya 53 sağlık profesyoneli yanıt vermiştir. Bu kişilerin neredeyse tamamına yakını “Evet, kesinlikle var (f=48, %90,6)” karşılığını vermiştir. “Hayır, kesinlikle yok” diyen ise yalnızca 4 kişi bulunmaktadır. 17 kişinin ise bu soruya cevap vermediğinin ya da “kesin bilgim yok” dediğinin altı çizilmelidir. Görüşülen 50 doktor ve diş hekimi de paralel şekilde görüş bildirmiştir.

12.YAZAR, PROGRAMCI VE KONUKLARIN SEÇİMİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLER

Görüşülen sağlık profesyonellerinden 65’i sağlık konulu yayınların yazarları, programcıları ya da konuklarının nasıl seçildiklerine ilişkin soruya çoğunlukla “Reklam, ticari kaygı ön planda (f=27; %41,5)” şeklinde yanıt vermişlerdir. Daha sonra ağırlıklı olarak “Medyatik kişilikler çıkarılıyor (f=20; %30,8)”, “Uzmanlık alanı olmayan kişiler alakasız konularda konuşuyor (f=15; %23,1)” şeklindeki görüşler ifade edilmiştir. Cevap verenlerin beşte biri programlara çıkmak için para ödendiğini ya da sponsorluk ilişkilerinin ön planda olduğunu söylemiştir (f=13; %20). 7 kişi soruya cevap vermezken, 7 kişiye de soru sorulmamıştır. Görüşülen 50 doktor ve diş hekimi özelinde de sıralama benzer şekildedir. Soru bu haliyle daha çok televizyon programları bağlamında değerlendirilmiştir.

11.VERİLEN BİLGİ VE MESAJLAR, İŞLENEN KONULARA İLİŞKİN GÖRÜŞLER

Yayın içeriklerinde verilen mesajlar ve işlenen konular hakkındaki sağlık profesyonellerinden gelen görüşler genel olarak eleştirileri yansıtmaktadır. 77 kişiden 214 farklı görüş alınan bu konuda; “Halka doğru ve yeterli bilgi verilmiyor” (f=48; %62,3), “Gündemdeki popüler konular işleniyor” (f=31; %40,3), “Reyting kaygısıyla konu seçiliyor” (f=21; %27,3) ve “Mucize haberler hastalara boş umut, beklenti veriyor” (f=20; %26) şeklindeki görüşler ön plana çıkmaktadır. Cevap verenlerin yaklaşık beşte biri de bazı yayınların reklam amaçlı yapıldığını söylemektedir (f=15; %19,5). Görüşülen 50 doktor ve diş hekimi arasındaki görüşler de kısmen paralel şekildedir.

10.SAĞLIK KONULARINA AYRILAN YER / SÜREYE İLİŞKİN GÖRÜŞLER

Gazete ya da televizyonlarda (medyada) sağlık konularına ayrılan yer ya da sürenin nasıl bulunduğu sorusuna 7 sağlık profesyoneli yanıt vermemiştir. 14 kişiye sorulmayan bu soruyu 58 kişi yanıtlamıştır. Cevap verenlerin %41,1’i “Yeterli” karşılığını vermiştir (f=24). Dörtte birden çoğu da “Kısmen yeterli” demiştir (f=15). Yetersiz bulanların oranı ise daha azdır (f=13, %22,4). Ayrıca değerlendirilen doktor ve diş hekimlerinin görüşleri arasında da “Yeterli” görüşünün ön planda olduğu belirtilmelidir (f=14).

9.SAĞLIK YAYINCILIĞINA İLİŞKİN OLUMLU BULUNAN YÖNLER

Türkiye’deki sağlık yayıncılığına yönelik çeşitli biçimlerde eleştirilerini dile getiren 77 sağlık profesyoneline karşın, olumlu yönlere ilişkin görüş bildiren kişi sayısı 43’dür. Olumsuz görüşlerin çoğunluğu nedeniyle 24 kişiye sorulmayan bu soruya 12 kişi “Cevap yok, yorum yok” diye karşılık vermiştir. Belirtilen olumlu görüşler arasında ilk sırayı “Düzgün yayın yapanlar da var” karşılığı almakta (f=17, %39,5) ve hemen ardından bu yayınların insanları bilgilendirdiği ve bilinçlendirdiği noktasına işaret edilmektedir (f=15, %34,9).