Görüşmelerin sonunda görüşülen kişilerin genel görüşleri ya da
izlenimleri dışında, bizzat kendilerinin yaşadığı konularda doğrudan sorular
yöneltilmiştir. Bu bağlamda medya profesyonellerine kendi yazdıkları yazılar ya
da yaptıkları programlara ilişkin konu ve konuk seçimleri, görsel malzeme
seçimleri, yayın dili, editöryal süreç ve denetim gibi kimi konularda özel
sorular yöneltilmiştir.
TÜBİTAK 1001 "TÜRKİYE’DE SAĞLIK KONULU YAYINCILIK İLKELERİNİN BELİRLENMESİ: Kaynak, İleti ve Hedef Kitle Bağlamında Sağlık Konulu Yayınların Analizi" Proje Günlüğü
4.BÖLÜM: KAYNAK KİŞİLERE YÖNELİK ÇALIŞMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4.BÖLÜM: KAYNAK KİŞİLERE YÖNELİK ÇALIŞMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25.SAĞLIK PROFESYONELLERİNİN KİŞİSEL DENEYİMLERİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLER
Görüşmelerin sonunda görüşülen kişilerin genel görüşleri ya da
izlenimleri dışında, bizzat kendilerinin yaşadığı konularda doğrudan sorular
yöneltilmiştir. Bu sorular özellikle sona bırakılmıştır; çünkü daha önce
sorulan genel izlenimlerine ilişkin görüşlerinin bu bölümde sorulacak kişisel
deneyimlere ilişkin görüşlerin önüne geçmesi ya da onları gölgelemesi
istenmemiştir.
24.2.Sağlık Muhabirin / Yayıncısının Sahip Olması Gereken Niteliklere İlişkin Öneriler
Sağlık muhabirinin ya da yayıncısının hangi niteliklere sahip
olması gerektiği sorusu yalnızca medya profesyonellerine sorulmuştur. Öne çıkan
öneriler “Kendisini konuyla ilgili geliştirmesi (f=16, %31,4)”, “Derdini
anlatacak kadar bilgili olması (f=14, %27,5)” şeklindedir.
24.1.Sağlık Yayınlarını Kimin Yapması Gerektiğine ve Bu Kişilerin Nasıl Bir Eğitim Alması Gerektiğine İlişkin Görüşler
Sağlık yayınlarını kimin yapmasını uygun gördükleri ve bu kişilerin
nasıl bir eğitim almaları gerektiğini düşündüklerine ilişkin sorular birlikte
sorulmuştur. Sağlık profesyonellerinin yaklaşık yarısı (f=33; %44,6) sağlık
yayınlarını medya çalışanları ve habercilerin yapmasının uygun olacağını, ancak
bu kişilere “Temel sağlık bilgisi konusunda bir eğitim verilmesi” gerektiğini
ifade etmişlerdir. 13 kişi “Uzman sağlık muhabiri ya da sağlık editörlerinin
olması” gerektiğini belirtmiştir.
24.İDEAL SAĞLIK YAYINCILIĞINA İLİŞKİN GÖRÜŞLER
İdeal sağlık yayıncılığının nasıl olması gerektiği konusunda,
görüşülen sağlık profesyonellerinin yarıdan fazlası “Halkı bilgilendirici ve
yol gösterici olmalı (f=40, %54,8)” ve “yayın dili halkın anlayacağı şekilde
olmalı (f=39, %53,4)” şeklinde görüş belirtmişlerdir. Ardından uzman kişilerin
konuk alınması (f=28, %38,4), bilimsel kanıt ve görüşlere yer verilmesi (f=24, %32,9)
gibi görüşler ön plana çıkmaktadır. Daha sonra sırasıyla etik ilkelere ve
gazetecilik ilkelerine uygun olması, kaygısı olmayan, çıkar ilişkilerine
dayanmayan yayınların yapılması ve yine ilk kategoriyle de ilişkili şekilde
koruyucu hekimliğe ilişkin bilgi ve ağırlık verilmesi gerektiği görüşleri dile
getirilmiştir. 3 kişiye sorulmayan bu soruya, 3 kişi yanıt vermemiş ya da yorum
getirmemiştir.
23.VATANDAŞLARIN SAĞLIK YAYINLARINI NASIL TAKİP ETMESİ GEREKTİĞİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLER
Sağlık profesyonellerinin medyadaki sağlık konulu yayınların
takibi sırasında vatandaşların ne yapması gerektiğine ilişkin görüşleri
arasında “Dikkatli ve seçici olunmalı (f=34, %57,6)” görüşü ön plana
çıkmaktadır. Bununla birlikte “Hekimlere, eczacılara danışılsın (f=11; %18,6)”
ve “Medya içerikleri okunsun, izlensin (f=10; %16,9)” denilen görüşler de
dikkati çekmektedir. 15 kişiye sorulmayan bu soruya, 5 kişi yanıt vermemiş ya
da yorum getirmemiştir. Doktor ve diş hekimlerinin yanıtları da benzer
niteliktedir.
22.HEDEF KİTLEYE İLİŞKİN GÖRÜŞLER
Medyadaki sağlık konulu yayınların hedef kitlesinin kim
olduğuna ilişkin sağlık profesyonellerine yöneltilen soruya cevap verenlerin
yaklaşık yarısı “Herkes” yanıtını vermiştir (f=21, %47,7). “Rahatsızlığı
olanlar” yanıtı ise ikinci sırada gelmektedir (f=12, %27,3). 29 kişiye
sorulmayan bu soruya, 6 kişi yanıt vermemiş ya da yorumda bulunmamıştır.
Görüşülen 50 doktor ve diş hekimi için bakıldığında da durum benzer şekildedir.
21.KİMİN NE YAPMASI GEREKTİĞİ KONUSUNDAKİ GÖRÜŞLER
Sorunlu ya da yanlış olduğu düşünülen konularda kimin ne
yapması gerektiğine ilişkin öneriler ise dağınık bir yelpazede
şekillenmektedir. Sağlık profesyonelleri arasında 2 kişiye sorulmayan bu
soruya, 5 kişi cevap vermemiş ya da yorumda bulunmamıştır. 72 kişi ise 208
farklı görüşü dile getirmiştir. Cevap verenlerin üçte birden fazlası; sağlık
editörü ya da danışmanının ve bir özdenetim mekanizmasının var olması gerektiği
şeklinde görüş bildirmiştir (f=28; %38,9). Üçte biri ortak bir denetim
komisyonundan söz etmiştir (f=24; %33,3). Bu komisyonda kimlerin olması
gerektiği konusunda ise farklı görüşler mevcuttur. Denetleyici, destekleyici ya
da düzenleyici olarak tanımlanan kurumlar arasında Radyo ve Televizyon Üst
Kurulu, Sağlık Bakanlığı ile Tabipler Birliğinin isimleri öne çıkmaktadır.
Bunlar dışında meslek örgütlerinin iç denetim mekanizması oluşturması, yasa ve
yönetmelik çıkarılması gibi öneriler de gelmiştir. Ayrıca soruya cevap
verenlerin dörtte birinin ise daha dikkatli bir dil kullanılması yolunda
önerileri olmuştur (f=18; %25).
20.BİLGİLERİN DENETİMİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLER
Sağlık konulu yayınlarda verilen bilgilerin denetlenip
denetlenmediğine ilişkin soru yalnızca medya profesyonellerine yöneltilmiştir.
Bu soruya verilen yanıtlarda medya profesyonellerinin çoğunlukla “Denetim yok (f=17;
%37,8)” dedikleri belirlenmiştir. “Denetim var” diyenlerin sayısı daha azdır (f=10;
%22,2). Ancak bu denetimin medya kurumu dışındaki kurumlar tarafından
yapıldığını ya da “Az” olduğunu söyleyenler de dikkat çekmektedir.
19. SALGIN HASTALIKLAR KONULU YAYINLARA İLİŞKİN GÖRÜŞLER
Son yıllarda dikkati çeken Deli Dana, Kuş Gribi, Domuz Gribi,
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi gibi salgın hastalıklara ilişkin medya içeriklerini
değerlendiren sağlık profesyonellerinin üçte birden fazlası, bu konulardaki
medya içeriğinin “Doğru ve yeterli bilgi içermediği” görüşündedirler (f=27,
%38,6). Yine üçte birden fazlası medya içerikleriyle “Panik, endişe, kaygı ve
korku yaratıldığına” dikkati çekmektedir (f=24, %34,3). Genel olarak “olumsuz
ve sorunlu” bulanlar (f=18; %25,7) ile “Abartıldı, çok büyütüldü (f=17; %24,3)”
diyenler dikkate alındığında, daha çok olumsuz ya da eleştirel görüşlerin ön
plana çıktığı söylenebilmektedir. 8 kişiye sorulmayan bu soruya, 1 kişi cevap
vermemiş ya da yorumda bulunmamıştır. Görüşülen 50 doktor ve diş hekimi
arasından elde edilen görüşler de benzer şekildedir.
18.ETİK AÇIDAN DEĞERLENDİRMELER
Görüşülen kişilerin yarıya yakını medyadaki sağlık konulu
yayınların etik açıdan “Olumsuz ve sorunlu” olduğunu ifade etmektedir (f=32,
%47,1). Etik açıdan sorun görmeyenlerin sayısı yalnızca 5’dir. 12 kişi de hasta
hakları konusunda duydukları kaygıyı dile getirmiştir. 5 kişi bu konuda bir
yorumda bulunmazken, soru, 6 kişiye sorulmamıştır. Görüşülen doktor ve diş
hekimleri özelinde de alınan yanıtlar paralel niteliktedir.
17.SAĞLIK HABERCİLERİ/ YAYINCILARININ EĞİTİM DURUMUNA İLİŞKİN GÖRÜŞLER
Sağlık profesyonellerine sağlık habercileri ya da
yayıncılarının alanlarıyla ilgili bir eğitim alıp almadıklarına ilişkin
kanaatleri de sorulmuştur. Bu konuda izlenimler çoğunlukla “Birçoğunun bu
konuda hiçbir bilgisi yok” seçeneğine karşılık gelmektedir (f=33, %75). 26
kişiye sorulmayan bu soruya 9 kişi de “Cevap yok, yorum yok” karşılığını
vermiştir. Görüşülen 50 doktor ve diş hekimi arasındaki görüşler de paralel
şekildedir.
16. GÜVENİLİRLİK DÜZEYİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLER
Sağlık konulu yayınların güvenilirlik düzeyine ilişkin sağlık
profesyonellerinden alınan görüşler büyük oranda “Kısmen güvenilir, kısmen
güvenilmez” yanıtını ön plana çıkarmaktadır (f=28, %44,4). Bu görüşün arkasında
“Uzmanların, sağlık editörlerinin yaptıkları güvenilir”, “Ticari kaygıyla
çıkartılan dergiler hatalı ve güncel olmayan bilgilerle dolu”, “Tıbbi yayınlar
güvenilir”, “Yabancı kaynaklardan alınan çeviriden ötürü güvenilir değil” gibi
düşünceler öne çıkmaktadır.
15.GÖRSEL MALZEMELERE İLİŞKİN GÖRÜŞLER
Sağlık konulu yayınlarda kullanılan görsel malzemelere ilişkin
sağlık profesyonellerinden alınan görüşler çoğunlukla “Kötü, sakıncalı,
olumsuz, alakasız” şeklindedir (f=24, %42,9). “İyi, olumlu” diyenler ise beşte
birden azdır (f=11; %19,6). 56 kişiye sorulan bu soruya 7 kişi de “Cevap yok”
karşılığını vermiştir. Görüşülen doktor ve diş hekimlerinden yanıtlar da benzer
şekildedir.
14.DİL VE ÜSLUBA İLİŞKİN GÖRÜŞLER
Sağlık profesyonellerinden alınan, sağlık konulu yayınların
dilini ve üslubuna ilişkin değerlendirmeler, birbirine yakın oranlarda “Kısmen
uygun, kısmen değil”, “Popüler, tehlikeli, tedirgin edici, duygu sömürüsü” ve
“Anlaşılmaz, teknik, tıp dili” şeklinde sıralanmaktadır. Görüşlerde ağırlıklı
olarak “Beğenmiyorum” denilmektedir. Bu sorunun sorulduğu 70 kişi arasından, “Halk
dili-Anlaşılır” bir dil kullanıldığı görüşünü dile getiren kişi sayısı 13’dür
(%18,6).
13.HABER KONUSU VE KAYNAK/ KONUK SEÇİMİ VE TİCARİ KAYGIYA İLİŞKİN GÖRÜŞLER
Haber konularının seçilmesi ve haber kaynaklarının
belirlenmesi, program konuklarının davet edilmesinde ticari bir kaygı olup
olmadığına ilişkin soruya 53 sağlık profesyoneli yanıt vermiştir. Bu kişilerin
neredeyse tamamına yakını “Evet, kesinlikle var (f=48, %90,6)” karşılığını
vermiştir. “Hayır, kesinlikle yok” diyen ise yalnızca 4 kişi bulunmaktadır. 17
kişinin ise bu soruya cevap vermediğinin ya da “kesin bilgim yok” dediğinin
altı çizilmelidir. Görüşülen 50 doktor ve diş hekimi de paralel şekilde görüş
bildirmiştir.
12.YAZAR, PROGRAMCI VE KONUKLARIN SEÇİMİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLER
Görüşülen sağlık profesyonellerinden 65’i sağlık konulu
yayınların yazarları, programcıları ya da konuklarının nasıl seçildiklerine
ilişkin soruya çoğunlukla “Reklam, ticari kaygı ön planda (f=27; %41,5)”
şeklinde yanıt vermişlerdir. Daha sonra ağırlıklı olarak “Medyatik kişilikler
çıkarılıyor (f=20; %30,8)”, “Uzmanlık alanı olmayan kişiler alakasız konularda
konuşuyor (f=15; %23,1)” şeklindeki görüşler ifade edilmiştir. Cevap verenlerin
beşte biri programlara çıkmak için para ödendiğini ya da sponsorluk ilişkilerinin
ön planda olduğunu söylemiştir (f=13; %20). 7 kişi soruya cevap vermezken, 7
kişiye de soru sorulmamıştır. Görüşülen 50 doktor ve diş hekimi özelinde de
sıralama benzer şekildedir. Soru bu haliyle daha çok televizyon programları
bağlamında değerlendirilmiştir.
11.VERİLEN BİLGİ VE MESAJLAR, İŞLENEN KONULARA İLİŞKİN GÖRÜŞLER
Yayın içeriklerinde verilen mesajlar ve işlenen konular
hakkındaki sağlık profesyonellerinden gelen görüşler genel olarak eleştirileri
yansıtmaktadır. 77 kişiden 214 farklı görüş alınan bu konuda; “Halka doğru ve
yeterli bilgi verilmiyor” (f=48; %62,3), “Gündemdeki popüler konular işleniyor”
(f=31; %40,3), “Reyting kaygısıyla konu seçiliyor” (f=21; %27,3) ve “Mucize
haberler hastalara boş umut, beklenti veriyor” (f=20; %26) şeklindeki görüşler
ön plana çıkmaktadır. Cevap verenlerin yaklaşık beşte biri de bazı yayınların
reklam amaçlı yapıldığını söylemektedir (f=15; %19,5). Görüşülen 50 doktor ve
diş hekimi arasındaki görüşler de kısmen paralel şekildedir.
10.SAĞLIK KONULARINA AYRILAN YER / SÜREYE İLİŞKİN GÖRÜŞLER
Gazete ya da televizyonlarda (medyada) sağlık konularına
ayrılan yer ya da sürenin nasıl bulunduğu sorusuna 7 sağlık profesyoneli yanıt
vermemiştir. 14 kişiye sorulmayan bu soruyu 58 kişi yanıtlamıştır. Cevap
verenlerin %41,1’i “Yeterli” karşılığını vermiştir (f=24). Dörtte birden çoğu
da “Kısmen yeterli” demiştir (f=15). Yetersiz bulanların oranı ise daha azdır (f=13,
%22,4). Ayrıca değerlendirilen doktor ve diş hekimlerinin görüşleri arasında da
“Yeterli” görüşünün ön planda olduğu belirtilmelidir (f=14).
9.SAĞLIK YAYINCILIĞINA İLİŞKİN OLUMLU BULUNAN YÖNLER
Türkiye’deki sağlık yayıncılığına yönelik çeşitli biçimlerde
eleştirilerini dile getiren 77 sağlık profesyoneline karşın, olumlu yönlere
ilişkin görüş bildiren kişi sayısı 43’dür. Olumsuz görüşlerin çoğunluğu
nedeniyle 24 kişiye sorulmayan bu soruya 12 kişi “Cevap yok, yorum yok” diye
karşılık vermiştir. Belirtilen olumlu görüşler arasında ilk sırayı “Düzgün
yayın yapanlar da var” karşılığı almakta (f=17, %39,5) ve hemen ardından bu
yayınların insanları bilgilendirdiği ve bilinçlendirdiği noktasına işaret
edilmektedir (f=15, %34,9).
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)